Ortadoğulu teknoloji girişimleri yükselişte

Tahran’dan Dubai’ye ya da Kahire’den Beyrut’a uçakla gitmek 2 saatten kısa sürüyor. Barış zamanlarında Beyrut’tan Şam’a otomobille gitmek de 2 saati bulmuyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin birbirine yakınlığı, bölgede seyahat ettikçe daha iyi anlaşılıyor. Tabii siyasi durumlar farklılık gösterebiliyor.

Bu iç içe geçmişlik, haberlerde pek de karşılaşmadığımız bir durum. Orta Doğu’nun sorunları haberlerde kendilerine daha sık yer bulsa da MENA ülkeleri arasındaki ticari ilişkiler çok daha sıkı. Geçtiğimiz günlerde e-ticaret sitesi Souq’un yaklaşık 800 milyon Dolar’a Amazon’a satılması, bölgenin bu tarz büyük çıkışlar yapabildiğinin bir kanıtı. Genel olarak bu ekonomik büyüme, dışarıdan bakanlar tarafından yeterince algılanamıyor.

MENA bölgesini 6 körfez ülkesi (Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri) ile Mısır, Lübnan ve Ürdün olarak tanımlarsak, değeri oldukça yüksek bir müşteri, şirket ve girişimci kitlesi karşımıza çıkıyor. Bu bölgedeki 160 milyon kişinin 85 milyonu internete bağlı. 50 milyon yetişkin dijital müşteri kitlesi bulunan bölgede harcanacak para sıkıntısı da yok. Üstelik ülkeler geliştikçe bu rakamlar da artış gösteriyor.

Genç ve zengin nüfus

Bölge dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip, ayrıca yüksek bir akıllı telefon ve geniş bant internet penetrasyonu söz konusu. Bu genç, eğitimli, internete bağlı ve ekonomik durumu iyi olan 50 milyonluk nüfus Hindistan’daki 20-30 milyon kişilik kredi kartı kullanıcısı nüfusuna göre çok daha yüksek potansiyele sahip.

MENA bölgesindeki şirketlerin yüzde 8’inin dijital varlığı bulunuyor; bu oran ABD’de yüzde 80. Bölgede satışların sadece yüzde 1,5’i dijital ödeme ile yapılıyor. Bu da büyümeye hazır bir durum olduğunu gösteriyor. Dijital pazarın 2020’ye kadar GSYİH’ye yıllık 95 milyar Dolar katkıda bulunması bekleniyor.

Bölgedeki diğer çıkışlar arasında, Talabat adlı girişimin Alman Delivery Hero tarafından satın alınması da bulunuyor. Yemeksepeti de Almanya’da çalışmak istiyordu. ‘MENA’nın Uber’i’ olarak bilinen Careem de kullanıcı başına gelirinin Uber’den daha yüksek olduğunu iddia ediyor.

Araştırma sonuçları

MAGNiTT tarafından yapılan araştırmanın sonuçları da benzer ilginç sonuçlar ortaya çıkarıyor. Şirket bölgede 3 binin üzerinde girişim olduğunu belirtti ve en başarılı 100 girişimi inceledi. Geçtiğimiz yıl bölgede yaklaşık 870 milyon Dolar civarında girişim yatırımı olduğunu belirten araştırmaya göre en büyük 100  girişim toplamda 1,42 milyar Dolar yatırım aldı ve her bir girişim 500 bin Dolar’dan fazla yatırım topladı.

Ayrıca bölgedeki girişimcilerin işe atılmadan önce ortalama 9 yıllık deneyimi bulunduğunu belirten araştırmada, girişimlerin yüzde 40’ının tek bir kişiye, yüzde 39’unun ise iki ortağa ait olduğu görüldü. Çeşitlilik bakımından ise, kurucuların sadece yüzde 12’si kadınlardan oluşuyordu. Bu oran AB’de yüzde 15, ABD’de ise yüzde 17.

Girişimciler, önemli okullarda eğitim alıyor

Birleşik Arap Emirlikleri, en çok yatırım alan girişimlerin yarısını bünyesinde bulunduruyor. Kurucuların yüzde 41’i, aralarından Harvard, INSEAD ve LBS gibi ünlü okulların da bulunduğu üniversitelerin MBA programlarından mezun olmuş durumda. Yüzde 35’lik kesimin ise yönetim danışmanlığı ve bankacılık arka planları bulunuyor.

MENA girişimlerinin yüzde 68’i Orta Doğu merkezli bir şekilde ortaya çıkıyor ancak çoğu girişimcinin çifte vatandaşlığı da bulunuyor. Bölgenin ilk 100 girişiminin yüzde 38’i Lübnan ya da Ürdün’den çıkmış olsa da merkezi bu ülkelerde bulunan şirketlerin oranı sadece yüzde 16. Dubai de Orta Doğu’da çalışan şirketlerin ana ofislerini kurmak için en çok tercih ettikleri şehir konumunda.

Veriler, MENA bölgesinin mükemmel bir girişim ekosistemine sahip olduğunu gösteriyor.

Kaynak: TechCrunch

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*